Ani Başlayan Koku Alma Kaybı Koronavirüsün Erken Belirtisi Olabilir

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. İsmail Koçak, Avrupa’dan gelen son çalışmalara göre aniden ortaya çıkan koku alma kaybının koronavirüse işaret edebileceğini söyledi. Prof. Dr. Koçak,  “Ancak koku alma kaybı mevsimsel alerji, ileri yaş veya ilaç kullanımı gibi etkenlerle de ortaya çıkabilir. Sağlık çalışanları, kuryeler, kasiyerler gibi temas açısından risk grubundaki kişilerde başka hiçbir neden yokken ani koku alma kaybı başlarsa mutlaka değerlendirilmeli.”   

Koronavirüs salgınının başladığı Çin’in Wuhan eyaletinden Ocak ayında yayınlanan ilk araştırmalarda tat veya koku bozukluğundan bahsedilmediğine ancak Şubat ayından sonra özellikle Avrupa’dan yapılan yayınlarda bu belirtinin büyük oranda dikkat çekmeye başlandığına işaret eden Prof. Dr. İsmail Koçak, “Bu durum mevsimsel değişimden de kaynaklanıyor olabilir. Biliyoruz ki bahar mevsiminin gelmesiyle beraber alerjik rinit gibi hastalıklarda da ani koku kayıpları görülebiliyor. Ancak pozitif hastalarla temas olasılığı yüksek kişilerde önemli bir erken belirti olarak değerlendirilebilir. Bu kişiler hele ki ateş gibi belirtiler de eklenirse mutlaka doktora başvurmalı” dedi.

Hiçbir Risk Faktörü Yokken Ortaya Çıkarsa Dikkat

Koku bozukluğunun ilk olarak İran’dan bildirilen bir olgu ile gündeme geldiğini anlatan Prof. Dr. Koçak, “Şubat’ın son haftalarında ise Güney Kore, Kovid testi pozitif olan veya tedavi altındaki hastaların yüzde 34’ünde koku veya tat alma bozukluğu bulunduğunu bildirdi. Ardından İtalya, İngiltere, son olarak da Almanya’dan benzer bulgular gelmeye başladı. Toplumda üst solunum yolu enfeksiyonu, alerji, ileri yaş, depresyon, ilaç kullanımı, burun tıkanıklığı gibi nedenlerden yüzde 3 ila 21 oranında bu bozukluk görülebiliyor. Koronavirüs’e bağlı koku ve tat bozukluğu ile ilgili çalışmalar halen devam ediyor. Tat ve koku kaybı aslında genel olarak çok sık rastladığımız bir şeydir. Bir üst solunum yolu enfeksiyonuyla karşılaştığımız zaman muhakkak tat ve koku kaybı olur. Neredeyse yüzde 40’a yakın bu görülür. Ama aniden, herhangi bir enfeksiyon, alerji, ilaç kullanımı, ileri yaş gibi riskler yokken bir anda, tahmin etmediğiniz bir şekilde ortaya çıktığında bunu önemsemek gerekir. Paniklemeden hekimle iletişime geçilmeli, izolasyon önlemleri alınmalıdır” dedi.

‘Koku Sinirine Değil Çevresine Bulaşıyor’

Koronavirüs hastalığının tat veya koku kaybına yol açma mekanizmalarını da anlatan Prof. Dr. Koçak, şu bilgileri verdi:

“Burun içerisinde koku respetörü denilen ve 1-2 santimetrekare büyüklüğünde bir nöroepitel var. Koku alma duyumuzu bu bölge sağlıyor. Ancak virüsün bu koku sinirine bağlanması mümkün değil çünkü bu epitelde ACE2 reseptörü bulunmuyor. Ama çevresindeki solunum yolu epitelinde etkilenme oluyor. Dolayısıyla nazofarenks kültürleri (burun-boğaz sürüntüsü) alındığı zaman bu bölgeden gelen verilerle tanı konuyor. Sonuçta bu virüs bir solunum yolu virüsü ve tabii ki koku almayı da etkiler. Ama tabii ilk zamanlar koku bozukluğu ön planda değilken niye Mart ayından sonra öne çıktı? İşte bu noktada alerjileri düşünmek lazım. Çünkü Mart ayında alerji sezonu başlıyor. Hem bahar alerjisi, hem mevsimsel alerji hem de evlerde akar alerjisi koku alma kalitesini belirgin derecede bozuyor.”

‘Pozitif Vakalarda Üç Kat Fazla’

En son çıkan çalışmalarda Kovid testi pozitif olanlarla negatif olanların kıyaslandığında koku kaybının pozitif kişilerde üç misline çıktığına değinen Prof. Dr. Koçak, sözlerini şöyle noktaladı: “Evet bu anlamlı bir sonuçtur. O yüzden de ani koku kaybı varsa önemsenebilir. Ama benim fikrim, sadece bu belirtinin Kovid-19 açısından major kriter olamayacağı yönünde. Koku kaybı var, kendimi iyi hissediyorum, herhangi bir riskli temasım da yok; yüzde 60 ihtimalle bir problem yok demektir. Diyelim şüpheli bir durum var, solunum problemi, ateş halsizlik ve diğer major belirtiler yoksa, bu durumda yapılacak şey çok basit. Evden çıkmayacaksınız, iki hafta karantina süresi geçeceksiniz. Eğer bir enfeksiyon geçiyorsanız, hafif de geçiyorsa sorun değil. Unutulmamalıdır ki koku kaybı ilaç kullananlarda, ileri yaşlardaki olan kişilerde, depresyon ve mutsuzlukta dahi görülebilir. Bir koku başta alınabiliyor ama sonradan kayboluyorsa sorun yok. Ayrıca bir madde uzun süre koklandığında da koku yavaş yavaş kaybolur. Bu normaldir çünkü burun kokuya adapte olur. Evde limon, kahve, sarımsak, soğan ya da herhangi alışık olduğunuz bir parfümün kokusuyla test edebilirsiniz. Ancak çamaşır suyu gibi temizlik maddeleri ile bu deneme yapılmamalı çünkü solunum yollarına zarar verir bu kimyasallar. Şunu da unutmamalı, takıntı ve endişe halinde sürekli koku alıp almadığınız test etmek, kişiyi obsesif hale getirir. Buna da dikkat edilmesini tavsiye ediyorum.”

Haberi görmek için tıklayınız.

Sosyal Medyada Paylaş

Bunlar da İlginizi Çekebilir